fbpx

Geçmişten Günümüze Cüzdanın Serüveni

Cüzdan Neden Kullanılır?

Cüzdanlar; para, kimlik, kredi kartları gibi oldukça özel ve kıymetli parçaları taşımamızı sağlayan genellikle deriden yapılan küçük katlanabilir çantalardır. Koşuşturmalı hayatlarımızda evde unutsak mutlaka dönüp almamız gereken, her birimizin en az bir tane sahip olduğu en kullanışlı aksesuarlardan biridir. Bizler için hayati önem taşıyan, para kimlik, kartlar gibi değerlerin en sağlıklı şekilde saklanıp korunmasını kim istemez ki? İşte bu durumdan doğan ihtiyaca çözüm olarak cüzdanlar yıllardan beri kullanılagelmiştir. Peki ya cüzdanlar nasıl hayatımızın olmazsa olmazı oldu hiç merak ettiniz mi? Hiçbirimizin kaybetmek istemeyeceği, gözümüz gibi sakındığımız cüzdanların  tarihçesine bakınmak ister misiniz?

Cüzdanın Serüveni

Günümüzün belki de en kıymetli aracı olan paranın tarihinin milattan önceye kadar dayandığını bilmeyen yoktur. Bu dönemlerde yetiştirilen ürünler, avcılık ve toplayıcılıkla birlikte ticareti başlayan hayvanlar, tuz, baharat, kumaş gibi ürünler başka bir ürün karşılığında alınıp satılıyordu. Zaman içerisinde yük haline gelen bu takas alışverişine ilk olarak milattan önce 7. yılda Lidyalılar dur demiştir. Anadolu’da yaşamış olan bu zengin halk, çağ atlatacak bir baskı yaptıklarını nereden bilebilirlerdi ki? Yıllar içerisinde devlet ve iktidarın gücünü simgeler hale gelen bu sikkelerin gittiğiniz her müzede mutlaka antik bir örneğine rastlamışsınızdır.

Lidyalıların İlk Darp Ettiği Sikke

Hükümdarlığın gelişmişlik düzeyine kadar analiz yapabildiğimiz, kullanımı zamanla oldukça fazla artan bu sikkelerin korunması ve saklanması da bir o kadar önemli hale gelmiştir. Geçmiş çağlarda insanlar bu ihtiyacın cevaplanmasına yönelik olarak para keselerini kullanmışlardır. İnsanlar ve ülkeler arası ticaretin artmasıyla birlikte insanlar madeni paraları ve değerli taşları korumak, yanlarında sürekli olarak bulundurmak için para keselerini yüzyıllardır kullanmışlardır. Cüzdanın amacı para ilk kez darp edildiği zamandan beri parayı, değerli eşyaları korumak olmuştur.

Antik Dönem Para Keseleri

İlk cüzdanın, kuzu veya koyun derisinden veya bu tür dayanıklı kumaştan yapılmış küçük bir kese veya sırt çantası şeklinde olduğu ve ağız kısmına ip bağlanmış olduğu biliniyor. Antik Yunanlılar tarafından kemerin yanında takılan bu cüzdanlar, yiyecek ve erzak gibi temel eşyaları taşımak için kullanılıyordu.

Cüzdanın adını alması da yine mitolojiyle ilişkilendirilmiştir. “Cüzdan” (wallet) kelimesinin kökeni, Tanrı Hermes’in taşıdığı çuvalı tanımlamak için kullanılan kelime olan eski Yunanca Kibisis kelimesinden geldiği söylenir.

Cüzdan’ı mükemmel bir şekilde tanımlayan bir alıntı, AY Campbell tarafından Arkaik dönem “The Boy, the Grapes ve Foxes” hakkındaki 1931 tarihli kitabında yapmış: “Cüzdan yoksul adamın erzak stokladığı taşınabilir kileridir.” demiştir.

 En Eski Cüzdanlar

İlk cüzdan olduğu düşünülen bu antik eserin Buz Adam Otzi (The Otzi Iceman)’ ye ait olduğuna inanılmaktadır.  Uzmanlar, bu cüzdanın milattan önce 3300 yılında kullanılmış olabileceğini düşünmektedir.

Bu cüzdan kalıntıları, Otzi’nin beline bağlı şekilde bir bozuk para cüzdanıyla bulundu. Antik çağlarda, yemek için avlanma ve yiyecek bulmak oldukça önemli olduğu için iki elin de her an avlanmaya hazır olabilmesi amacıyla serbest kalması son derece önemliydi. Böylece av malzemelerinin, avların taşınabileceği bu cüzdanların ne denli önemli olduğunu tahmin edebilirsiniz.

Antik Yunan ve Roma Cüzdanları

İnsanoğlunun günlük kullandığı önemli eşyalarını ne kadar erken taşıma ve değerli taşları saklama ihtiyacı duyduğuna dair büyüleyici bir kavrayış gördüğümüze göre, Antik Yunanlıların ve Romalıların orijinal cüzdanları nasıl kullandıklarından bahsedelim;

Roma ve Yunanlar genellikle kalçal tutturulmuş veya bazen zekice togaslarında saklanmış bozuk para cüzdanları taşıyorlardı. Giysileri içerisinde taşınmasının daha kolay olduğu düşünülmekle birlikte bu dönemde de cüzdan ihtiyacı karşılayacak aksesuar olarak kullanılmıştır.

Bulunan kalıntıların aşınmışve yıpranmış olmasına rağmen Yunan ve Roma eserleri olduğunu çözebilen arkeologlar; Pompeii’nin yıkılmasının ardından birçok farklı biçim ve çeşitte bozuk para cüzdanı keşfetmişlerdir. Ticaretin artık tamamıyla yerleştiği o dönemlerde cüzdan kullanımının neden bu kadar çok olduğunu anlamamız zor olmayacaktır.

Yunanlılar ve Romalılar, hatırlatıcı notlardan, para birimi olarak kullanılan daha yaygın küçük paralara kadar her şeyi taşıma ihtiyacı duyuyorlardı Yunan mitolojisinde bile Hermes başta olmak üzere tanrılar bozuk para cüzdanlarında ve çantalarında mesajlar taşırlardı.  

Antik dönem Yunan ve Roma cüzdanlarının nasıl olduğunu, neye benzediğini merak ettiniz değil mi? Gelin devam edelim:

Antik Yunanlılar tarafından kullanılan ilk cüzdan, kuzu derisi, inek veya at derisi veya diğer dayanıklı kumaşlardan yapılmış küçük bir kese veya sırt çantası şeklindeydi. Bu, boynuna bir büzme ipi ile bağlanarak giyildi. Genellikle bir kemere bağlıydılar ve yiyecek ve diğer malzemeler gibi temel eşyaları taşımak için kullanılıyorlardı.  

Klasik bilim adamları, günlük Antik Yunan yaşamında, modern bir izleyici için geleneksel bir iki kattan çok bir sırt çantası gibi görünen cüzdanlardan söz ettiler. 

Aslında cüzdan kelimesi, tarihin çok sonrasına kadar, modern zamanlarda günlük olarak anladığımız ve kullandığımız küçük, genellikle düz para sahibi anlamına gelmez. Bu noktada cüzdanlar, gün veya hafta boyunca hayatta kalmak için yeterli erzak taşıyacak kadar büyüktü. 

Peki, temel öğeleri taşımanın bu erken yöntemleri nasıl bugün daha aşina olduğumuz orijinal cüzdan haline geldi?

1300’lerde cüzdanlar 

Orijinal cüzdan hayatına 1300’lerde başladığını bildiğimiz ve genellikle değerli eşyaların taşınması için bir çanta olarak tanımlanıyor.  

Bu sıralarda cüzdanlar küçüldü ve bildiğimiz kadar büyük oldu. 1300’lü yıllarda artık yiyecek ve diğer malzemeleri taşımak için cüzdan kullanmak gerekli değildi, bunun yerine bozuk para ve arama kartları tuttular.  

Arama kartı, sosyal amaçlarla kullanılan küçük bir karttı. Ziyaretçiler, evde olmayan arkadaşlarının evlerine küçük el yazısı notlar bırakırlardı.  

Yunan ve Roma ataları gibi, bu cüzdanlar da kalçaya takıldı.  

Rönesans cüzdanları  

Cüzdanlar, esas olarak kağıt paranın kullanılmaya başlanmasıyla, 17. yüzyılın ortalarında daha tanıdık bir şekil almaya başladı. Düz kağıt para birimi ilk olarak 1690’da Massachusetts Körfezi Kolonisi’nde tanıtıldı. Bu zamana kadar, o zamanlar yaygın olarak kullanılan madeni para birimi, daha basit bir şekilde bir çanta olarak tanımlanabilecek küçük sırt çantalarında  taşınıyordu.

Kağıt paranın icadı, paranın bel çevresinde taşınması ihtiyacını azalttı ve böylece artık daha aşina olduğumuz daha küçük, daha dayanıklı kare veya dikdörtgen şekilli cüzdanlar daha kolay bulunmaya başladı.

Rönesans döneminde, cüzdanlar çok basitten inanılmaz derecede süslüye kadar değişiyordu, benzersiz dikişler ve armalar sıklıkla sergileniyordu.

Bu sırada cüzdanlar hala kalçaya takılıydı ve eski notlardan yiyecek parçalarına kadar her şeyi taşıyordu. Maalesef, cüzdanınızın hırsızlar tarafından kesilmesi bu dönemde büyük bir endişeydi çünkü cüzdanlar genellikle açığa çıkacak ve değerli eşyaları kolayca çalınabilir.

Kağıt Paranın Ortaya Çıkışı

Çin İlk Kağıt Para

Marco Polo gibi kaşifler Doğu’dan dönüp onlarla birlikte kağıt para kavramını getirdikçe, cüzdanların tasarımlarını bir kez daha değiştirdiği 1690 yılına kadar kağıt para birimi Yeni Dünya’ya ulaşamadı.

Bu süre zarfında ve kağıt para norm haline geldikçe, daha düz cüzdan tasarımları daha popüler hale geldi ve zamanın şık ve modaya uygun insanlarının notlarını nasıl taşıdıklarıydı.

1800’lerin ortalarında, düz kasa cüzdan, cüzdanlarını nakit dolu olarak göstererek birbirleriyle rekabet eden orta sınıf erkekler tarafından daha yaygın olarak kullanılıyordu. Bu kalın cüzdanlar, 1800’lü yılların ceplerinde kadınsı bir aksesuar olarak görüldüğü için kemerlerde tutuldu.  

İlk kâğıt para aslında M.S. 806 yılında yine Çin’de basılmıştır ancak günümüzdeki anlamıyla cüzdanlara Batıda kâğıt paraların basılması ve kullanılmasıyla birlikte 17. yüzyılın sonlarına rastlamaktayız.  İlk kâğıt paranın 1690’lı yıllarda Amerika Birleşik Devletleri’nde Massachusetts Hükümeti, İngiltere’de ise kuyumcular tarafından basıldığı ve dolaşıma çıkarıldığı, 1694 yılında İngiliz Merkez Bankası ve daha sonra diğer ülke merkez bankalarının kurulması ile de yaygınlaştığı görülmektedir. Merkez bankaları ve kağıt paraların artmasıyla birlikte kolayca deforme olabilen paranın korunması için çözüm yolları aranmıştır.  Tarihlerin 1700’lü yılları gösterdiği zamanlarda kağıdın yırtılmasını, aşınmasını engellemek için kullanılmaya başlanan cüzdanlar, 1840 yılıyla birlikte bizim toprakarımızda da ihtiyaç haline gelmiştir. İlk olarak Abdülmecid Han döneminde bastırılan kağıt para (kaime) Osmanlı İmparatorluğu’nun son padişahı Vahdeddin Dönemine kadarda bastırılmıştır.

Osmanlı İlk Kağıt Para

19. Yüzyılda Cüzdanlar

19. yüzyılın başlarında, Sanayi Devrimi’nin cüzdan kullanan daha çok sayıda Amerikalının yolunu açtığını gördü. Para birimlerini taşımak için cüzdanlar kullanıldı, ancak sigara içme gereçleri gibi günlük olarak kullanılan diğer nesneler de vardı.  

İspanya’da, sigara içme gereçlerini taşımak için bir cüzdan da yaygın olarak kullanılıyordu. Oldukça dayanıklı kumaştan, genellikle bir at veya inek derisinden yapılan cep boyutunda bir paket, değerli eşyaları taşımak için gittikçe daha uygun bir aksesuar haline geldi. 

Yaşanılan mali krizler ve savaşlar sonucu kullanımı ülkemizde yeterince yaygınlaşmayan cüzdanlar cumhuriyetin ilanının ardından bastırılan kağıt paralarla birlikte ciddi anlamda ihtiyaç haline gelmiştir. İlk etapta daha çok ticaret yapan insanların kullandığı cüzdanlar hayvan derilerinden imal edilmiştir. Zamanla kadın ve erkeklerin olmazsa olmazları arasına gimiş bu parça günümüzde birçok farklı ebat, renk, çeşit ve desenle birlikte değerli eşyalarımızı korumamıza olanak sağlıyor.

Yüz yıl sonra, bildiğimiz standart cüzdanlar geldi. Modern deri ikiye katlanmış cüzdan, 1900’lerin ortalarında yaratıldı ve şarj kartlarının tanıtılmasıyla daha popüler hale geldi.

Modern kredi kartlarının mevcut olduğundan önce, her amaç için farklı bir kart gerekliydi. Örneğin, yemek yiyenlerin yemek için kartları vardı, uçmak için uçakla seyahat kartları kullanılıyordu, bu nedenle modern cüzdanların daha büyük olması ve sadece nakit para ve birkaç karttan daha fazlası için yer olması gerekiyordu. Her kişinin sahip olabileceği farklı şarj kartları dizisi için çok sayıda yuva gerekiyordu. 

1950’li yıllarda Kredi Kartlarının kullanılmaya başlanmasıyla cüzdanın tasarımı zamana ayak uyduracak şekilde değişmeye başladı. M-cüzdandaki para bölmeleri, zamanın döviz faturalarını barındırmak için zayıflamaya başladı ve ayrıca kolaylık sağlamak için Kredi kartlarının takılabileceği yuvalar için daha fazla alan eklendi. 

Modern ikiye katlanmış / üçe katlanmış cüzdanlar, yirminci yüzyılın ikinci yarısına doğru son derece popüler hale geldi. Erkek cüzdanlarının daha sağlam ve dayanıklı olması, nakit para, kart ve belgeleri verimli bir şekilde barındıracak şekilde tasarlanmış olması gerekirken, kadın cüzdanları daha zarif ve modaydı ve genellikle bir aksesuar olarak kıyafetlerini eşleştiriyordu. 

Modern zamanlar ilerledikçe cüzdanlar her birey için vazgeçilmez bir aksesuar haline geldi ve her ihtiyaca uygun hale geldi. Geleneksel iki veya üç katlı cüzdanlardan, ön cep cüzdanlarından, pasaport ve biniş kartlarını barındıran seyahat cüzdanlarına kadar. 

2000’li yıllara ve ötesine geçerken, daha fazla indirgenmiş cüzdan gereksinimlerine yönelik eğilim, kredi ve banka kartlarının başlamasıyla daha moda hale geldiğinde, geleneksel hacimli iki katlama daha az popüler hale geldi.  

Yeni sentetik, hava koşullarına dayanıklı kumaşlardan yapılan süper ince cüzdanlar, çeşitli renklerde güzel yumuşak derinin yanı sıra günümüzün modern erkeğinin tercih ettiği cüzdanlardır. Yeni minimalist Cüzdan, en son trend, toplu olarak dağıtılıyor ancak yine de tüm işlevlerinde teslim edilebilirliği koruyor. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sohbete Başla
1
👋 Merhaba,
Geçmişten Günümüze Cüzdanın Serüveni ile ilgili bilgi almak ister misiniz?